ETHOS
English
Hakemli Elektronik Dergi ISSN 1309-1328
  ETHOSFELSEFE.COM » MAKALE
21 Ocak 2021, Perşembe  

(15.04.2009, Çar)
WALTER BENJAMIN AND POLITICAL POTENTIALS OF CINEMA
WALTER BENJAMIN VE SİNEMANIN POLİTİK POTANSİYELLERİ [M. Celil ÇELEBİ]

ABSTRACT

As monotheist traditions, Western Philosophy has problematized the end of history as a moment of emancipation. In materialism, as the historical progress is linked to concrete human praxis, the concrete picture of the end of history vanishes. Following the crisis of Marxism in early 20th Century, the concrete embodiment of the emancipation as proletariat becomes undependable. So, the critical theory focuses on the possibility of a critical stance which would nourish emancipatory potentials. In this context, Walter Benjamin develops a peculiar point of view. He seeks the sources of the emancipatory energies able to mobilize masses in the history, in the pains of the past. The energies of the past manifest themselves in the realm of the art. Benjamin considers modernists such as Surrealists and Proust in this framework: they seek to overcome voluntary memory in various ways in order to achieve a shock which will reveal emancipatory energies. However, in its relation to the masses, the potentials of cinema has a privileged place for Benjamin, as it address to distracted masses open “to be shocked” through the tools available to cinema.

Key words: Walter Benjamin, Cinema, Emancipation, Critical Theory


ÖZET

Tektanrıcı dinler gibi Batı Felsefesi de kuruluş anı olarak tarihin sonunu bir sorun olarak ele almıştır. Maddecilik’te tarihsel gelişim somut insani eylemliliğe bağlı olduğundan, daha önceki felsefelerin sahip olduğu somut tarihin sonu resmi kaybolur. Marksizm’in 20. yüzyıl başlarında yaşadığı krizden sonra özgürleşmenin işçi sınıfında cisimleşmesi düşüncesi eski güvenilirliğini yitirmiştir. Bu sebeple eleştirel teori, özgürleşmeci potansiyelleri besleyecek bir eleştirel duruşun imkanına odaklanır. Walter Benjamin, bu çerçevede kendine özgü bir bakış açısı geliştirir. Kitleleri harekete geçirecek özgürlükçü enerjinin kaynaklarını tarihte, geçmişin acılarında arar. Bu enerji kendini sanat alanında dışavurur. Benjamin gerçeküstücüler ve Proust gibi modernistleri bu bağlamda düşünür: İstençli hafızayı çeşitli yöntemlerle aşarak özgürleştirici enerjiyi açığa çıkaracak bir şok yaratmayı hedeflerler. Fakat Benjamin için, kitlelerle ilişkisi açısından sinemanın potansiyellerinin ayrıcalıklı bir yeri vardır, çünkü sinema “şok edilmeye” açık “dalgın” kitlelere hitap eder.

Anahtar sözcükler: Maddecilik, eleştirel teori, marksizm, özgürlük, sinema, Walter Benjamin

İlgili Doküman
(CELIlL-M.pdf, 411 KB)
ARŞİV | KÜNYE | KOŞULLAR | HABERLER | ARAMA | İLETİŞİM | ANA SAYFA
©2006-2021 ETHOS
www.ethosfelsefe.com