ETHOS
English
Hakemli Elektronik Dergi ISSN 1309-1328
  ETHOSFELSEFE.COM » MAKALE
29 Eylül 2020, Salı  

(28.01.2020, Sal)
AKTÖRLER VE SEYİRCİLER: HANNAH ARENDT'TEN SONRA YARGILAMANIN ANLAMI
Actors and Spectators: Meaning of Judgment After Hannah Arendt [Berrak COŞKUN]
ÖZET
Totaliter rejimle birlikte kendi ölümüne yürüyen insan dizileri yaratmayı başaran radikal kötülük deneyimi, toptan tahakküm koşulları altında kendi cehennemini kurmuştur; hem de içinde yaşadığımız dünyada, insanla insan arasında. Bize rahatsızlık vermeye devam eden çok temel konulara -kötülük, sorumluluk, düşünme, yargılama vb.- yönelik çok temel sorular ise günümüze miras kalmıştır. Arendt, bu temel soruları çalışmalarında gündeme getirmiş; soruların işaret ettiği sorunları tartışmaya açarak kayda değer bir adım atmıştır. Dönemin önde gelen savaş suçlularından Otto Adolf Eichmann’dan hareketle yüzleşilmesi gereken en önemli sorun, son derece normal görünen bir insanın doğruyu yanlıştan nasıl ayırt edemediğidir. Dünyayı diğerleriyle paylaşma becerisi ve doğruyu yanlıştan ayırt etme -yargılama- yeteneği, sadece Eichmann’da değil, totaliter şiddete bir biçimde onay vermiş olan sessiz görgü tanıklarında da eksiktir. Bu çarpıcı olgu, Zihnin Yaşamı’nın, Arendt’in düşünme, irade ve yargılamayı konu alacak şekilde yazmayı tasarladığı çalışmanın başlangıç noktasını oluşturmaktadır. Ömrü bu kitabın yargılamaya ayırdığı son kısmını tamamlamaya yetmediği için, onun nereye varmak istediğini keşfetmeye çalışırken, diğer metinlerdeki ipuçlarını takip etmemiz ve hermeneutik bulmacanın parçalarını dikkatle bir araya getirmemiz gerekmiştir. Bu yöndeki çabamızın, yargılamanın insan ilişkileri alanındaki rolünü belirlemeye yönelik bir girişim olarak değerlendirilmesi uygun olacaktır.

Anahtar Sözcükler: Yargılama, genişletilmiş zihniyet, phronesis, aktör, seyirci, ortak duyu, kötülük, totalitarizm.
 
ABSTRACT
The experience of radical evil, which, along with the totalitarian regime, has succeeded in creating human sequences that march to their death, has established its own hell under the conditions of total domination; and in the world we live in, between man and man. The very basic questions about the very basic issues that continue to disturb us - evil, responsibility, thinking, judgment, etc. - are inherited to the present day. Arendt brought the agenda these basic questions in his works; the problems pointed out by the questions to the discussion took a significant step. The most important problem to be faced by Otto Adolf Eichmann, one of the leading war criminals of the time, is how a person who seems perfectly normal cannot distinguish right from wrong. The ability to share the world with others and the ability to differentiate right from wrong is not only lacking in Eichmann, but also in silent eyewitnesses who have somehow endorsed totalitarian violence. This striking phenomenon is the starting point of Arendt's study of The Life of the Mind, which he intended to write about thinking, will and judgment. Since her life was not enough to complete the final chapter of this book for judgment, we had to follow the clues in other texts and carefully assemble the pieces of hermeneutic puzzle as we tried to discover where she wanted to go. It would be appropriate to consider our efforts as an attempt to determine the role of the judgement in the field of human relations.

Keywords: Judgment, enlarged mentality, phronesis, actor, spectator, common sense, evil, totalitarianism.
İlgili Doküman
(BerrakCoskun Pdf.pdf, 652 KB)
ARŞİV | KÜNYE | KOŞULLAR | HABERLER | ARAMA | İLETİŞİM | ANA SAYFA
©2006-2020 ETHOS
www.ethosfelsefe.com